Buruciye Medresi kapısı üzerinde Arap harfleri ile şu yazıyor:”Müslümanlar bilimin yolundan gitmelidirler”. 13. Yüzyılda Anadolu Selçuklularının söylediği bu söz 20. Yüzyılda Atatürk’te yankı bulmuştur;Yaşamda gerçek olan biricik yol gösterici bilimdir, uygulamadır.
SİVAS’DA CUMHURİYET BAYRAMINDA İKİ GÜN
Prof. Dr. Övgün Ahmet ERCAN
28 Ekimi-29 Ekim 2009’a bağlayan gece Sağnak yağmur tüm Sivas’ı yıkamıştı. Gün ağarırken karabulutlar tüm göğü sarmıştı, “Cumhuriyetimiz saran karabulutlar keşke bunlar gibi olaydı” diye içimden geçti. Onlar Sivas’ın kır topraklarına bolluk getirmek, bir çağlarda iki ordu yan yana geçerken ormandan birbirini göremediği yeşillikler büründürmek istiyordu, bugünün alacalı, ağaçsız topraklarına. Yağdı yağdı kuru toprak onu sümdü, yaşlandı, üzerine düşecek bir çekirdek, dikilecek bir fidan eksikti, yaşayanlara umutla öylece baktı Sivas toprağı; “Gel beni dik”.
Cumhuriyet alanı albay baraklarla donatılmıştı. Karşıda 1884 Yılında yapılmış Osmanlı’nın son döneminin İlbeylik(valilik) yapısı, onun üzerinde yerlere dek sarkan Atatürk yüzünün iki yanına asılı koca Türk bayrakları. Onun sağında 1890 yıllarında Osmanlılarca yapılmış, köşesi bir kale burcunu andıran ordu kışlası, onun sağında Koca bir Atatürk anıtı ile önüne konulmuş çiçeksiz metal çelenkler, onun sağında 4 Eylül 1919’da ‘Cumhuriyetin kökünün Anadolu’da atıldığı Sivas Erkek Bilgiteyi(lisesi)’, Sivas Kurultayının yapıldığı, Türk’ün onuru olan, çok güzel bezemeli taş yapı. Onun karşısında 13. Yüzyılda Selçuk Beyliğinden kalma, türkuvaz çinilerle süslenmiş Çifte Minareli Cami ile arkada Çifte Minareli Betesten ile önünde yunak kalıntıları. Onun sağında görkemli, koca işlemeli kapıları ile 1271’de Selçuklu Sultanı Gıyasettin Keyhüsrev döneminde fizik, kimya, gökbilimi araştırmaları için dikilmiş olan Buruciye Mederesesi ile Bedesten (bu gün çayevi olarak kullanılıyor), onun yanında 15. Yüzyıldan kalma bir ulu örek örneği olan Osmanlı Kale Camisi. Buruciye Medresi kapısı üzerinde Arap harfleri ile şu yazıyor:”Müslümanlar bilimin yolundan gitmelidirler”. 13. Yüzyılda Anadolu Selçuklularının söylediği bu söz 20. Yüzyılda Atatürk’te yankı bulmuştur;Yaşamda gerçek olan biricik yol gösterici bilimdir, uygulamadır.
Urbay(belediye başkanı) Büyük Birlik Ocağından Sayın Ürgüp. Eski Sivas’ı ortaya çıkarmak için canla başla çalışıyor. Eski kale duvarları bu eski yapıları içine alıyormuş. Elde eski durumu gösteren bir çizim de varmış. Yapılan temel kazılarında bir çok eski ören yeri çıkmasına karşın toplum bunları gizleyerek kapatıyormuş.
Cumhuriyet Bayramı için düzenlenen Sivas da, yağmurun da yıkadığı yollar pırıl pırıl. Her yan albayraklarla donatılmış. Jandarma yapısının önünde seçkinlerin oturduğu bölüm. Alanı çevreleyen yapıların tepelerinde, minarelerde, eli savutlu(silahlı) kolluk güçleri güvenliği sağlıyor; kime karşı?.
29 Ekim 2009 Cumhuriyet Bayramının 86. kutlama gününde Sivas’ta bir Cumhuriyet coşkusu yoktu. PKK’li yılgıcıların(teröistlerin) Türkiye’ye gelişleri 50 bin kişi ile kutlanırken, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına gelen Sivas’lı sayısı 150 kişiyi geçmiyordu. Türkiye neye gücenmişti? Üzülmemek elde değildi.
Öğleyin Sivas Sanayide ‘Kirli Ahmet’in’ ünlü Sivas köftesini yedik. Yassı tekerlek biçimdeki köftelerin yüzde 80’i dana eti, yüzde 10 ile 20’si koyunun döş kısmı, ayrıca tuzdu. Çok tatlı bir çeşit. Akşam yemeğini kent ortayında ‘Lezzetçi’ aş evinde ‘Sivas Kebabı’ alarak yedik. Sivas kebabı kuzu pirzolası, patlıcan, domates, biber közlemesinden ayrıca kuyruk yağından oluyor. Çok tadımlı. Hele önceden içilen ‘Madımak Çorbası’ madımak sebzesinden yapılan çok güzel bir içimlik. Hele hele yemek sonrası yeyilen cevizli ‘Kalbura bastı’ tatlısı doğrusu annemin yaptığından daha da güzeldi. Sivas’ta yemekler çok bol sunuluyor.
Yemekten sonra ‘Ali Baba Cem evinde’ Semah gösterisine gittik. Doğrusu kadın erken bir arada, Türkçe olarak, saz eşliğinde, oynayarak tapınmaları beni çok olumlu etkiledi. Kaldı ki ‘Alevilik’ İslamiyetin Türk düşünce ile geleneklerine göre yorumuydu. Onlarla onur duydum.
Sivas’ta alışık olmadığımız meyveler: küçük siyah taneli, çalılardan toplanan ‘Karamuk’, ayrıca elma bahçleri arasında yetişen ‘vez’. Vezin büyüklüğü iri erik gibi, ancak tadı elma ile armut arası bir şey. Diğeri de aluç.
Sivas Cumhuriyet Bilimteyinin(üniversitesinin) yapılarında Selçuk ile İlhanlı öreğinden (mimarisinde) yaralanmamasına şaşırdım. C.Ü. yaklaşık 11 km2’lik alana yayılmış, olanakları çok olan bir bilgi yuvası. Öğrencim Doç. Dr. Aydın Büyüksaraç orada Jeofizk Mühendisliği Bölümü başanı.
Sivas, kocaman 288 bin çoğunlu, 5 ile 9 katlı demirdonguç yapılardan oluşan bir kent. İşsizlik oranı yüzde 20’i. Kentteki Alevi sayısı yüzde 10 dolayında. Suları oldukça bol. Yer altı kaynaklarının yüzde 80’i yabancılara geçmiş durumda. Tıpkı Türkiye gibi.
Eski İstanbul Belediye Başkanı Prof. Dr. Nurettin Sözen, eski Büyük Birik Partisi başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Türkiye Partisi Genel Başkanı Doç. Dr. Abdüllatif Şener Sivaslı.