Düzce-Bolu Depremi'nin 10. yıldönümü nedeniyle düzenlenen Ulusal Deprem Sempozyumu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kültür Merkezi Mavi Salon'da başladı. Yoğun ilgi gören ilk gün oturumlarında bilim insanları, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri ve öğrenciler depreme ilişkin merak ettiklerini en yetkili ağızlardan dinleme fırsatı buldular.
Düzce-Bolu Depremi'nin 10. yıldönümü nedeniyle düzenlenen Ulusal Deprem Sempozyumu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kültür Merkezi Mavi Salon'da başladı. Yoğun ilgi gören ilk gün oturumlarında bilim insanları, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri ve öğrenciler depreme ilişkin merak ettiklerini en yetkili ağızlardan dinleme fırsatı buldular.
AİBÜ Kültür Merkezi Mavi Salon'da gerçekleştirilen ve 30'dan fazla bilim insanı ve deprem döneminde görevli kurum temsilcisinin konuşmacı olarak katıldığı sempozyum, 10 yıl önce depremde kaybettiklerimiz anısına saygı duruşuyla başladı. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan AİBÜ Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Acımış, yöneticilerin depremin alınyazısı olarak algılanmasına neden olacak davranışlarda bulunmalarına karşın deprem konusunda çok sayıda uzmana sahip olduğumuza dikkat çekti. Depremin yıkıcı etkilerini en aza indirmek zorunda olduğumuzu hatırlatan AİBÜ Rektörü Prof. Dr. Atilla Kılıç ise toplumun eskiye oranla daha bilinçli davrandığını, toplumsal bilincin artırılması için AİBÜ olarak Bolu'da 5000 kitapçık dağıtıldığını ve çok sayıda toplantı düzenlendiğini belirtti. Kılıç'ın ardından konuşan Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Deprem Dairesi Başkanı Murat Nurlu da Türkiye'nin dünyada depremden etkilenmede sekizinci ölümlerde üçüncü sırada yer aldığını bu nedenle deprem riskinin azaltılması için yerel ve uluslarararası işbirliğinin zorunlu olduğunun altını çizdi. Bolu valisi Halil Akpınar da depreme karşı hazırlıklı olmak, binaları buna uygun hale getirmek amacıyla çalışma yürüttüklerini belirterek geniş kesimlerin bilinçlenmesine yönelik çalışmalarından dolayı bilim insanlarına teşekkür etti.
xxx
Deprem Kaçınılmaz Ama Zararları Önlenebilir
Prof. Dr. Süleyman Pampal'ın oturum başkanlığında düzenlenen birinci oturumda konuşmacılar deprem öncesinde yapılması gerekenlerin önemine vurgu yaptılar.
Ercan: "Bolu'da 1000 binadan 7'si göçtü"
Sempozyumun ilk oturumunda konuşan Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, depremin yapıyı değil yeri vurduğuna dikkat çekerek 7,5'luk bir depreme göre hazırlıkların yapılması gerektiğine dikkat çekti. Yıkılmış yapılara ilişkin fotoğraflar eşliğinde depreme hazırlık olarak dikkat edilmesi gereken noktaları vurgulayan Ercan, yanlış yapı gereçleri gibi yapı sorunları hakkında bilgi verdi. Ercan ayrıca "birbirine yakın binaların aynı yükseklikte olmaması, pencerelerin binaların köşesine yapılmaması" gibi güncel uyarılarda bulundu.
"Sürdürülebilir Kalkınma için afet zararları kalkınma plan ve programlarına dahil edilmeli"
Afetlerin sürdürülebilir kalkınmayı engelleyen en önemli faktörlerden biri olduğu konusunda uyaran Deprem Mühendisleri Derneği Genel Sekreteri Oktay Ergünay, depremden etkilenen topluluklara yönelik faaliyetlerin planlanması gerektiğini vurguladı. Afetin büyüklüğüne etki eden faktörler hakkında açıklamalarda bulunan Ergünay, Afet Yönetim Sistemi'nin çağdaş bir afet yönetiminde yapılması gerekenleri içeren çok önemli bir sistem olduğuna dikkat çekti. Ergünay, deprem riskini artıran faktörlerin çoğunun müdahale edilebilir olduğunu belirterek afet önleme stratejilerinin kalkınmanın bir parçası değil önkoşulu olduğunun anlaşılması gerektiğinin altını çizdi.
Gündoğdu: "On yılda yapılanlara baktığımızda henüz emekleme döneminde olduğumuzu söylemek zorundayız"
1999 yılında yaşanan depremlerden sonra geçen 10 yılda yapılanları değerlendirerek konuşmasına başlayan Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, bu dönemde yaşananlara ilişkin görüntülerle eşliğinde yapılanların henüz yeterli olmadığını belirtti. Hala okulların güvenliklerinin sağlanamadığını hatırlatan Gündoğdu, binalarda yaşayan insanların psikolojilerinin de dikkate alan bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiği konusunda uyardı. Gündoğdu, depremin oluşum mekanizmaları ve fay türleri hakkında bilgi verdiği konuşmasında deprem konusunda Bolu ve çevresine ilişkin yapılan çalışmalardan örnekler verdi.
Yer, yer altı, aramacılık, define, gömü, dedektör, detektör, jeofizik alet, yer altı suyu, sondaj, delgi, maden, krom, bakır, kurşun, çinko, kömür, mermer,altın, gümüş, Ortaköy, radyometri, Atatürkçü, zemin etüdü, deprem, yapı, yapı jeofiziği, etüd, yer inceleme, petrol, petrol arama, arkeoloji, arkeojeofizik, bilimtey, subsurface, yeraltıaramacılık, jeofizik, yapı jeofiziği, maden jeofiziği, mühendislik jeofiziği, deprem kestirme, Türkçe, türk dili, ovgün, ovgün Ahmet Ercan, Ahmet ercan, Nazilli, Aydın, itü, jeofizik kurumu, jeofizik mühendisleri odası, jeotermal, Kızıksu, çevre jeofiziği, doğal gaz, jeoteknik, jeoloji, jeolojik araştırma, jeofizik araştırma, kazık bütünlük deneyi, pit test, sismik, sismoloji, İran, Bosna, Bosna-Hersek, sigara, tıbbi jeofizik, elektrik, elektrik sondaj, Beşiktaş, Maçka, İstanbul, depremci,ahmetercan, yenigün, first business, haber objectif, ekovitrin, türk yurdu, turan, subsurface, jeofizk bölümü, geophysics, gravite, manyetik, mikrotremor, radar, kuyu logu, bilimtey kitap evi, popüler bilim, bilim teknik, bilim teknoloji, İstanbul teknik üniversitesi, İstanbul technical university, geophysics department