4 ile 8 Aralık 2009 arasında İspanya’nın 8ci ile 15ci yüzyıllar arasında Müslümanlarca ülke edinilmiş Endülüs Bölgesine geziye gittim. Andalus, Vandalus’dan gelme(soyguncu kıyıcılar demek). Endülüs’e Emevi, Maliki Mezhebi Müslümanları MS. 715’de geliyor. Paris’e 30 metre kalıncaya dek İberya topraklarını egemenliklerine alıyorlar. İspanya’yı bilimde, tıpta, matematikte, biyolojide, gök biliminde, mimaride, tarımda, ayrıca temizlikte geliştiriyorlar. 1492 yılında da Grana’nın düşmesi sonucu tüm Müslümanlar ile Yahudiler ülkeden sürülüyor, camiler ya yıkılıyor, ya da hiç benzemez biçimde kiliseye çeviriliyor. Osmanlı gemiler yollayıp atılan Müslümanların küçük bir bölümünü Osmanlı’ya, çoğunu(70 ile 120 bin kişiyi) Cezayir’e götürüyor.
İSPANYA İZLENİMLERİM
Prof. Dr. Övgün Ahmet ERCAN
Endülüse Gezi
4 ile 8 Aralık 2009 arasında İspanya’nın 8ci ile 15ci yüzyıllar arasında Müslümanlarca ülke edinilmiş Endülüs Bölgesine geziye gittim. Andalus, Vandalus’dan gelme(soyguncu kıyıcılar demek). Endülüs’e Emevi, Maliki Mezhebi Müslümanları MS. 715’de geliyor. Paris’e 30 metre kalıncaya dek İberya topraklarını egemenliklerine alıyorlar. İspanya’yı bilimde, tıpta, matematikte, biyolojide, gök biliminde, mimaride, tarımda, ayrıca temizlikte geliştiriyorlar. 1492 yılında da Grana’nın düşmesi sonucu tüm Müslümanlar ile Yahudiler ülkeden sürülüyor, camiler ya yıkılıyor, ya da hiç benzemez biçimde kiliseye çeviriliyor. Osmanlı gemiler yollayıp atılan Müslümanların küçük bir bölümünü Osmanlı’ya, çoğunu(70 ile 120 bin kişiyi) Cezayir’e götürüyor. Ayrıca atılan Yahudileri Bosna, Selanik, İzmir ile İstanbul’a yerleştiriyor.
Katolik İspanyol’lar söz vermelerine karşın Müslümanları ülkeden kazıyıp, camileri yok ediyor. Ancak Arap dili İspanyolcayı oldukça etkiliyor. Bugün ki yer adlarının çoğu Arapça’dan dönüştürülmüş adlar. “El, Al” ön ekleri de Arapçadan gelmiş. Bugün için İspanya’da Müslümanlar yok denecek ölçüde az. Bunları bir kesimi dönme İspanyollar. Müslümanlar döneminde başkent Cordoba(Kurtuba) olmuş.
Bugün İspanya’da 17 tane eyalet var. Yeşil beyaz bayrağı olan Endülüs(Andaluzya) eyaletinin yönetim yeri Sevilla(Seviyya). Endülüs’de yazları sıcak, kurak Akdeniz kalığı egemen tıpkı Ege Bölgesi gibi. Sevilla Eyaleti içinde başlıca kentler; Granada, Cortoba, Ronda, Malaga, Marbella. Sevilla büyük bir ırmağın iki yanında kurulmuş içinde bir çok İslam yapısı, geni yolları, geniş yeşil alanları, çok sayıda yontuları olan çok güzel bir kent. Camiden dönüştürülmüş katedrali yüksek tavanları, aşırı süsleri, öreksel bezemeleri ile olağan üstü güzel. Seviyya’da yol kıyılarına yoğun turunç ağacı dikilmiş. Turunçu İngiltere’ye satıyorlar, kolonya ile reçel yapıyorlar. Çingeneler elden satış yapıyorlar, ancak askıntı olmuyorlar. Ayrıca aş evleri ya da satış yerleri sizi kolunuzdan asılıp içeriye sokmuyorlar. Tam tersine sizle hiç ilgilenmiyorlar. Hizmet diye bir şey yok. Siz neredeyse yemek vermeleri için yakarıyorsunuz.
Malaga ile Marbella Cebeli Tarık’a bakıyor. Malaga Pablo Picasso’nun yaşadığı yer. İspanyanın en güzel deniz, kumsalı burada. Kıyıdan, uzaktan Cebeli Tarık Boğazı görülüyor. Bir yılda Malaga’ya gelen gezgin 8 milyon, Granada’ya 4 milyon kişi. Malaga’ya gelen varlıklı Araplar, avroyu savurup gidiyorlar. Kentte kauçuk ağaçlarının büyüklüğünü yeşilliği anlatamam. Ancak çok yoğun bir yapılaşma da var.
Görünmesi gereken başlıca yerler: Coroba Katedrali(camisi), Granada’daki Elhamra (Kızıl saray) ile Sierra Nevada karlı dağları. Elhamra Sarayı kesin görülmesi gereken derin bir kanyonun tepesinde tuğladan yapılmış, içi ince ince süslü çok görkemli bir yapı. İçine girmek için 20 avrodan biletleri aylar önce almanız gerekiyor. Günde yalnızca 750 kişinin gezmesine izin veriyorlar. Olağan üstü bir güzelliği var.
Cortoba Katedralinin içi sanki Medine’de ki cami içi gibi bol dikmeli, kemerli bir cami. Eski bir kiliseyi yıkıp üzerine yapılmış dörtgen eski bir cami. İspanyollar geri alınca, Şarlman’ın izniyle koca cami içine oldukça görkemli bir kilise de yapıyorlar. Dikdörtgen dikme gibi olan uzundıraz(minare) üstü yıkılarak çan kulesi yapılıyor. Tüm bunları gördükten sonra Hristiyanların Ayasofya ya da diğer kiliselerin camiye dönüştürülmesi konusunda yakınmamaları gerekiyor. Kiliselerin içindeki İsa ile Meryem Ana yontuları, freskler çok görkemli. Dinsel törenler sanki puta taparlığı çok andırıyor. 21. Yüzyılda yapılan bu dinsel törenleri şaşırarak izliyorum.
Rondo’da 150 metre derinliğindeki kanyon ile yeryüzünün en büyük boğalar(toros) kumlağı(arenası), ile San Miguel Köprüsü, Sevilla’da Kadetral(Ulu Cami), Alkazar Sarayı, Altın Kule, Musevi Mahallesi, Belediye Alanı, Flemenko gösterisi.
Malaga uçuş alanına inerken uzaktan Akdeniz ile Atlas Okyanusunu birbirine bağlayan Cebeli Tarık Boğazını gördüm. İberya Yarım Adasının ucunu simgeleyen bıçak gibi yarım adacık İngilizlerin, karşı, Fas yakasındaki burun ise İspanya egemenliğinde.
İspanya’nın Çoğunu
İspanya’nın çoğunu 40 milyon kişi, ayrıca 6 milyon kaçak göçmen var. Ülkeye kaçak girenler hemen bir suç işleyip tutuklanarak ülkede kalıyorlar. Çıkınca, hemen bir hastaneden hasta belgesi alınıp hangi günden beri İspanya’da bulunduklarını kanıtlayıp, yargıya başvurup ülkede kalma izni çıkartıyorlar. İspanya’da çoğalma yok. O nedenle çocuk başına 5 bin avro veriliyor. Ayrıca okul giderlerini %50 sini devlet karşılıyor. İspanya’nın geliri 13 bin dolar iken bugün için 24 bin dolara çıkmış. İspanyollar geziye çıkabilecek, her gün dışarıda yemek yiyecek değin varlıklı.
İspanya’nın Geliri ile Çalışma
İspanya’da en büyük gelir gezgincilerden. Gezginler tüm yıl boyunca ülkeye geliyor, yalnızca yazın ya da kışın değil. İspanya’ya gelen yıllık gezgin sayısı 50 milyar avro, gelen gezginci sayısı ise 50 milyon kişi. Kişi başına düşen ulusal gelir 24 000 dolar. Çalışabileceklerin %22’si işsiz. İşsizlerin aylıklarının %70’ini işsiz olduklarında iki yıl boyunca alıyorlar. Aylıkları ise en az 800 avro(2 milyar TL). Ancak, yılda 14 ay aylık alıyorlar. 2 ay artığı dinlencede kullanmak üzere veriliyor. Özellikle yaşlı emeklilere gezsinler diye ayrıca ödeme yapılıyor. Tüzel görevliler hergün 08-14 arası çalışıyorlar. Cumartesi ile Pazar çalışma günü değil. Özel iş yerleri ise 08-15 ile 5-20 arası çalışıyor. Aş evleri ise 20’den önce açılmıyor. İspanyollar yemeklerini dışarıda yemeyi yeğliyorlar. Akşamları aşevleri iğne atsan yere düşmüyor. Baş yemekleri deniz ürünleri ile karışık pilav olan paheyya, kızarmış balık. Bir öğün yemek 10 ile 15 avro. Bir kadeh şarap 2 avro, bir şişe bira 1 avro, bir külah dondurma 2-2,5 avro, bir kahve 1,5-2 avro.
Toplum İlişkileri
İspanyollar kısa boylu, spor yapmayan, genelde çirkin görünüşlü bir toplum. Genelde bakımsızlar. Evde güç kadında. 1980’ne dek boşanma yasak iken, 1980 sonrası boşanmak eşler evet dese bile en az 1,5 yıl alıyor. Biri olmaz derse ayrılma olasılığı yok. Evlenen erkek aylık bordrosunu ile birlikte parasını karısına veriyor. Kadın erkeğe harçlık veriyor. Erkeklerde evgil (aile) sorumluluğu yok. Yöneten, sorumlu, yetkili kadın. O nedenler erkekler aylak.
Zeytinlikler
Gerek uçaktan bakınca gerekse otobüsle giderken görülen dağlar, taşlar, her yerin zeytin ağaçları ile örtülü. Halen haldır haldır dikiliyor. Zeytin ağaçlarının boyunun 2,5 ile 3 metreyi geçmesine izin verilmiyor. Yaşlı olan ağaçların kökleri açılıp, üç yerden genç aşı yapılıyor. Aşılananlar sürgün verince eski ağaç kök üzerinden kesiliyor. Bu tür gencelmiş zeytinler 3 yıl içinde zeytine dönüşüyor. Bu yeni sürgünler 450 yatık olduğundan zeytin kolayca toplanıyor. Zeytin toplamak için bir traktör getirilip silkici aygıt takılıyor. 2,5 dakikada zeytini ağaç altına serilen örtüler üzerine silkiyor. Başka bir traktör gelip zeytini topluyor. Bir ağaçtan 25 ile 30 kg zeytin alınıyor. Ağaçlar damlamayla sulanıyor. Bir Ağaça günde 1,5 litre su veriliyor. Su verme dönemi 00 ile 06 arası. Zeytinler verimsiz kıraç yerlere dikiliyor. Yerleşim alanları da verimsiz kıraç yerlere yapılıyor. Hemen hemen hiç yeni yapılaşma görmedim. Düzler tarımsal amaçlı kullanılıyor. İspanya’nın yüzey alanı Türkiye’nin 2/3’ü olmasına karşın yaklaşık 400 milyon ağaç zeytini ver. Türkiye’nin ise 150 milyon ağaçı. İspanya’da kişi başına 10 ağaç, Türkiye’de 1,5 ile 2 ağaç düşüyor. Kişi başına zeytinyağı tüketimi İspanya’da 12 litre, Yunanistan’da 11 litre, Türkiye’de 1,5 litre. İspanya zeytin dikimi için AB yardımı alıyor. İspanya’nın yarıştığı ülke İtalya. İspanya’nın diğer büyük üretimi ise badem, ile tahıl. AB’nin tahıl ambarı İspanya’dır. Yeni bulunan bir zeytin ağacı türü 1,5 metre aralı dikiliyor. Bodur ancak birim alandan alınan verim daha çok. İspanyollar zeytini her yemekte yiyiyorlar ancak kahvaltıda asla. Bir aş evine gidince ödemesiz bir çanak zeytin ile zeytinyağı geliyor, kekikle. Biz gibi ekmeği bana bana yiyiyorsunuz.
Güre(enerji)
İspanya güresinin(enerjisinin) %7’sini kirletmeyen kaynaklardan elde ediyor. Sık sık yaklaşık 500 dönümlük güneş güresi toplama düzlemleri ile örtülü alanlar görülüyor. Ayrıca tepelerde yel güre üreteçleri bol oranda yer alıyor. Çevre kirliği konsunda duyarlı değiller. Kentlerin içinde bile duman salan fabrikalar var.
Boğa Öldürmeleri
Rondo’da her yıl 14 Eylül’de Dünyanın en büyük arenasında boğa öldürme töreni sürüyor. Boğalar özel olarak yetiştirilip, öldürülmeden önce uyman(veteriner) gözetiminden geçirilip, sağlıklı olup olmadığı, ayrıca boynuzlarının törpülenmediğine bakıyor. Boğa içeriye alınıyor. Ortaya bir “yorucu” kişi gelip onu yoruyor. Sonra “Yaralayıcı” kişi geliyor, boğaya kanca batırıp onu yaralıyor, boğa kan yitirmeğe başlıyor. Sonra atlı gelip boğanın çan yitirmesini sağlıyor. Sonra matador gelip boğaya kılıcını sokup ciğerlerini deşerek bir batırışta öldürmesi gerekiyor. Matador isterse, öldürme törenini yöneten tören beyinden ‘boğanın kendini savunmak için savaştığını’ söyleyip bağışlanmasını isteyebiliyor. En ünlü matador bugüne dek 5 bin boğayı öldürmüş olanı. Ünlü bir matadorun yıllık geliri 3 ile 4 milyon avro. Arenaya giriş 250 avro. Karaborsa biletler bin avroya çıkabiliyor. Öldürülen boğa aşçıya gidiyor. Yüksek ücretten yemeği satılıyor. En güzel yeri, yağlı et olan kuyruk ile kuyruk sokumu. AB’den bu konuda gelen yakınmalar konusunda İspanya’nın yanıtı:”Biz kapalı yerde yapıyoruz isteyen izlemez” deyip konuyu kapatmıştı. Oysa ayni AB öldürmenin olmadığı “Deve güreşlerine” karşı çıkmıştı.
İspanyol kentleri sanki bir müze gibi, çok yeşil, yapılar bakımlı, yollar temiz, tariki eserlerin üzeri fısfıs boyalı değil. Her şey oldukça bakımlı.
İspanyollar “yaşamak için”, Türkler “çalışmak için yaşıyorlar”.
İspanya katoliktir, ancak futbol büyük bir dindir her İspanyol için, unutulmasın.