a Ahmet Ercan Yazıları
(Articles Of Ahmet Ercan)
a Yuruklar (Maps)
a Betikler-Yazgalar
(Published Books)
a Bilimsel Yayınlarımın Dökümü(Scientifics)
a Sevilgen Yayınlarımın Dökümü(Populars)
a Sorularınızı Bırakın (Questions)
a Yapınızı Baktırmak İstermisiniz (Application Form )
a BİLİMTEY- Yer-Yapı Araştırma Kuruluşu
a BİR YERİN DEPREM ÇEKİNCESİ NASIL BULUNUR ?
a DONGU(BETON) DEĞERLENDİRME ÇİZELGESİ
a EV İÇİ DURUMUNA GÖRE SAYISAL DEPREM ETKİSİ
a EVDEKİ ANDIĞA (Hayvana) BAKARAK DEPREMİ BİLEBİLİRSİNİZ
a İÇİMLİK SU NASIL OLMALI
a İNSAN DAVRANIŞLARINDAN DEPREMİ BİLEBİLME
a Dirik Sunular
a Çalışma Konularım (Works Of Interest)
a Bitirilmiş İşler (Completed Projects)
a Aygıtlar (Equipments)

[Çalışmaların Tümü]
[List Of My Works]
Ahmet Ercan Yuvacağında Ara



'da Ara



 
a

İSTANBUL BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI OLARAK KİMİ İSTERSİNİZ?
PROF.DR. ÖVGÜN AHMET ERCAN-HEPAR
MUSTAFA SARIGÜL-CHP
KADİR TOPBAŞ-AKP
DİĞER
Oy ver!


 
a
a
    SEÇİM NASIL KAZANILIR

19.04.2007   



14 Nisan 2007’de Ankara’da yürümüştür. Bu karşı duruş “inançgüder yönetimlere hayır” direnişi idi. Ancak bunun olumlu bir seçeneği yoktur. Bilimgüder ocaklar(partiler) bölük pörçüktür. Atatürk’ün kurduğu CHP ocağını ele geçiren Sayın Deniz Baykal ile yandaşları, kendi çıkarlarını ulus ile ülkenin çıkarlarının önünde görmekte olduğundan Atatürk’çü ocaklar (partiler)birleşip özlenen ulusal gücü oluşturamamaktadır. Bunun için biricik engel ocak içi elerkiden(demokrasiden) uzak, uzlaşmaz, dikbaşlı, dediğim dedik Sayın Deniz Baykal’ın uzaklaştırılmasıdır. Biricik örgütlenme engeli Baykal’dır. O giderse Cumhuriyetçi oylar beklenen %33-35 oranına tavan yapacaktır. Bu amaçla yine yüzbinlerin katılımı ile “ Sayın Deniz Baykal “ çekil diye yeni bir Ankara yürüyüşü geciktirilmeden yapılmalıdır.

SEÇİM NASIL KAZANILIR

 

Prof. Dr. Övgün Ahmet ERCAN

 

21 yüzyılın bu yıllarında, Türkiye ile Türkler yeryüzünde neredeyse istenmeyen bir ülke, benimsenmeyen bir ulus konumundadır. Bu konuma geliş Avrupa ile Osmanlı arasında geçmişin derinliklerinde yatan kin, öç alma, ürkme duygularına dayanır. Osmanlıyı yok etmek için oluşturulan kurgunun temeli taaa 13cü yüzyıla dayanır.

 

Güzel bir deyim vardır “Geçmişini unutanlar, geçmişlerini yaşarlar”. O nedenle, her Cumhuriyetci Türk, özellikle 18, 19, 20 ci yüzyıllardaki gelişmeleri bilmelidir. Çünkü, 1945’den beri bu yüzyıllardaki olaylar ivdirilmiş biçimde yaşanmaktadır.

 

Bu gün Cumhuriyet Türkiye’sinde AB’nin dayatmaları, 18ci yüzyılda Osmanlı’ya uygulanarak, göçüşe dek artarak sürdürüldü. İç işlerine bir kez yabancıyı karıştırmaya gör; evgilde(ailede) boşanmaya, ilkutta(devlette) yozlaşma, ayrışma, bölünme ile sonuçlanır. 19cu yüzyıl başlarında “yenileşme duyuruları”(Tanzimat fermanları) yabancıların iç işlerimize karışması, dayatmaları sonucunda çıkartılmıştır. Yabancıların özgensel baskısıyla(kültürel baskı) Avrupa’ya karşı eziklik duygusu oluşturulmuş, borç yükü altında koskoca ilhanlık(imparatorluk) kıvrandırarak yarmak durumu(maliyesi) bozulmuş, ordusu çağdışı kalmış, azınlık hakları diye iç güvenliği sarsılan ülkeyi göçürmek üzere 1293 Hicri (1877 – 1878 miladi) de Rus’ya savaşı başlatmış İstanbul önlerine dek ele geçirerek Balkanları Rus egemenliği altına sokmuştur. İngiliz ile Fransızlar Osmanlıyı, tek başına Rusya’ya yedirmemek için iki yanı Ayastefonos anlaşmasının kol onaylanmasına itmiştir. Böylece, Bosna-Hersek Avusturya yönetimine girmiş, Teselya, Mısır, Kıbrıs, Romanya, Bulgaristan elden çıkmıştır.

 

Sonra 1908’de İttihat-Terakki 1878’den beri yönetimde olan Osmanlı hakanını (Abdülhamit’i) uzaklaştırıp yönetime el koymuştur. Ancak, 1912-1913’de çıkarılan Balkan savaşı ile Avrupa toprakları bir bir elden çıkmıştır. Bu kez sıra çekirdek ülkeye, Anadolu’ya, gelmiş, çıkarılan Birinci Dünya Savaşıyla(1914-1918), Osmanlının yeryüzünden kökünü kazımak için topluca saldıraya geçilerek tüm sıvıyakıt(hidrokarbon) yatakları ele geçirilmiştir. İlhanlık(imparatorluk) parçalanarak Avrupa’da çokun(hristiyan) ülkeler, Orta Doğu ile Kuzey Afrika’da sömürge yönetimli çomuk(Müslüman) ülkeler kurulmuştur.

 

Atatürk’le kurtuluş savaşı verip bugünkü sınırlarda var olma savaşını kazanma(1919-1923) yılları arasında sürdürülen amansız çabaya dayanır. Devrimlerle çağdaşlaşma(1923-1945) arasında duraylı olarak sürdürülmüştür. Ne var ki, ABD baskısı ile İnönü çok ocaklı(partili) yönetime geçerek karşı devrimle Türkçülüğün, Cumhuriyet değerlerinin yitirilişine neden olmuştur, (1945-2007).

 

1993’de AB Gümrük birliğine girmekle yeniden Batının egemenliği, yönlendirmesi altına sokulmuş, bugün AB’nin sömürgesi konumuna düşülmüş, gerici girişimler azmış, bilimgüderlikten ayrılınmış,  tutucu İslam’ın ilk evresi olan ılımlı İslam etkinlikleri artmış, kimlik sorgulaması tuzağına düşülmüştür. Türk Ulusunun tartışma konusu edilmesi ile Türkiye yeniden yabancı güçlerin güdümünde çöküş sürecine girmiştir. Bu gün Cumhuriyetin çöküş yıllarını yaşıyoruz.

 

Bir ülke göçme sürecine girmiş ise, elgün (halk) iki temel öğe çevresinde toplaşır. Bunlar,

1.    Ulusçuluk,

2.    İnançcılık(dincilik)

Bunlardan ikincisi gönülden çıkarılıp, yönetim biçimi durumuna getirilirse; inançgüderlik (şeriat), bağnazlık, yazgıcılık, dışlanma, içe kapanma, arkasından da tam sömürge olma ile sonuçlanır. İlki ise kurtuluşa giden biricik yoldur.

 

Türkiye’de ulusçuluk denilince Cumhuriyetle özdeşleşen Türkçülük, Atatürk devrimlerinin, ülkenin çıkar ile var oluş ilkelerinin savunulması anlaşılır.

 

Kıvrakça çağdaşlaşmadan uzaklaşan, Batı egemenliği altında kıvranan Türkiye, 2007 Nisanında seçim sürecine girdi. Cumhurbaşkanlığı seçimini izleyen genel seçimlerle, 1923’den beri kazanılan tüm değerler yitirilebilir. Cumhurbaşkanlığı seçimi için yaklaşık 700 bin kişi 14 Nisan 2007’de Ankara’da yürümüştür. Bu karşı duruş “inançgüder yönetimlere hayır” direnişi idi. Ancak bunun olumlu bir seçeneği yoktur. Bilimgüder ocaklar(partiler) bölük pörçüktür. Atatürk’ün kurduğu CHP ocağını ele geçiren Sayın Deniz Baykal ile yandaşları, kendi çıkarlarını ulus ile ülkenin çıkarlarının önünde görmekte olduğundan Atatürk’çü ocaklar (partiler)birleşip özlenen ulusal gücü oluşturamamaktadır. Bunun için biricik engel ocak içi elerkiden(demokrasiden) uzak, uzlaşmaz, dikbaşlı,  dediğim dedik Sayın Deniz Baykal’ın uzaklaştırılmasıdır. Biricik örgütlenme engeli Baykal’dır. O giderse Cumhuriyetçi oylar beklenen %33-35 oranına tavan yapacaktır. Bu amaçla yine yüzbinlerin katılımı ile “ Sayın Deniz Baykal “ çekil diye yeni bir Ankara yürüyüşü geciktirilmeden yapılmalıdır.

 

Akçal(ekonomik), toplumsal sıkıntılar altında ezilmiş Türk ulusunu devindirecek kıvılcımlara, aydınlanma ateşlerinin tüm yurt yüzeyinde bir, bir yakılması gerekmektedir. Bu amaçla ulusal sorunlarımızın yurt içinde, yurt dışında savunularak, yitirilen onur ile özgüvenimizi yeniden kazanıp tek bayrak, tek ülkü altında birleşmemiz gerekiyor. Bunun için Sayın Doğu Perinçek’in Ermeni Sorunu ile ilgili başlattığı girişim, Ankara Cumhuriyet yürüyüşüyle yakalan ivmeler yeni konulara el atarak sürdürülmelidir. Hemencecik usa düşen konular şunlardır; Ege Denizinin bölüşümü, yer altı kaynaklarının edinçliği(sahipliği), Kıbrıs’ın gidişine dur demek, Balkan Türklerinin varoluş ile insan hakları, Kerkük-Musul, Azerbaycan-Karabağ sorunu, AB’nin sömürgesi olmaya karşı çıkış, yerli savut(silah) üretim evlerinin açılışını güdülemek, Güneydoğu’da süregiden yılgının (terörün) üzerine orada oturanlarla birlikte topluca savurup yok etmek, yeniden Türkçe konuşmak gibi etkin tutumlar(politikalar) üretmek gerekirki toplum bir araya toplansın, yönlendirilsin. Oysa Türkiye’nin alışılagelen davranışı, kendine yapılan saldırıları karşı durmak biçiminde olagelmiştir. Türkiye, yersuda(dünyada) gündemini kendisi oluşturmalıdır.

 

Çok sayıda özel toplum örgütlerinde(sivil toplum kuruluşunda) toplum önderleri çalışmaktadır. Bu önderler, bir an önce saylav(milletvekili) olup, kamutaya(meclise) gitmek üzere ocaklara(partilerde) geçiş yapmalılar. Gün bu gündür.

 

Ülke, dış güçlerin etkisinde, yerli işbirlikçilerle birlikte bölünüp yok edilme sürecine girmiştir. Ya bugün başını kaldır, el ele tutuş, örgütlen ya da bir daha kurtulmamak üzere boyunduruk altında yaşamayı benimse.

 

Uğurlu Olsun

20 Nisan 2007

 

 Bu yazıyı 1853 kişi okumuştur.

a
a
 Yorumlar
 
 
a
 
Tüm Bildirimler Tüm Güncel Yazılar
 
a
 
 Haber Arama

Aranacak kelimeyi girin   

 
 
  • DEPREM UYARISI
  • İSTANBULUN SORUN İLE ÇÖZÜMLERİ TOPLANTISINA KATILABİLİRSİNİZ
  • BUGÜN 29 ARALIK 2013 PAZAR GÜNÜ 19:00 DA SHOW TV DEDE ANTALYA DEPREMİ AÇIKLMASI YAPACAĞIM
  • BUGÜN 19.00 SHOW TV DE, YARIN A-HABER DE İSTANBUL DA BEKLENEN DEPREMİ ANLATACAĞIM.
  • GALATASARAY NEDEN BAŞARISIZ?
  • Sevgili Arkadaşlarım,
  • ANNEM 13 ARALIK 2012 ÇARŞAMBA GÜNÜ 13:00 DA YİYİLCEDEN8amansız hastalık) İZMİR EGE SAĞLIK SAYRILAR EVİNDE YARILMAYA GİRİYOR.
  • KANAL 24 DE DEPREM İLE KENTSEL DÖNÜŞÜM
  • BUGÜN 8 HAZİRAN 2012 22:00 CEVİZ KABUĞU’NDA Hulkği Cevizoğlu, KARADENİZ TV de
  • DEPREM KONUSUNU TV DE ANLATACAĞIM
  •  
  • Kula Karataşcıl Yanardağ Oluşum Alanı İle Peribacaları
  • Türkler Karışsın mı?
  • İzmir-Balçova Ilıcası, Kızık Çalıştayı-2014
  • Adnan Menderes Neden Asıldı? Suçu Neydi?-2014
  • KARAMAN, ERMENEK KAZASININ NEDENİ, İŞLETMECİNİN İŞLETME TASARIMI YAPMADAN ÖNCE, AYRICA İŞLETME SIRASINDA SU JEOFİZİĞİ İLE SU JEOLOJİSİ YAPMAMASIDIR.
  • “PEK YAKINDA” FİLMİNİN İRDELEMESİ-2014
  • İBRAHİM’DEN, İNÖNܒYE ORADAN ADNAN MENDERES’E; SEN BİZİ NEREDEN NEREYE GETİRDİN?
  • KENTSEL DÖNÜŞÜM TOPLANTISI İLE İRDELEMESİ- 25 EKİM 2014
  • DEMİRCİ MEHMET EFENİN ÇERKEZ ETHEMLE KUVAYİ MİLLİYEYE KARŞI ÇATIŞMASI
  • ARAPLAR İÇİN NE VERMEDİK Kİ?
  • TÜRKİYE KAPANA KISTIRILDI
  • BATININ KÜRDİSTAN OYUNUN ÇIKMAZINDA TUTUKLANMIŞ TÜRKİYE
  • NEDEN İLLE DE KOBANİ GİDERSE ÇÖZÜM SÜRECİ(KÜRTÇÜLÜK GÖRÜŞMELERİ) BİTER?
  • MUSTAFA KEMAL’İN KOMUNİZM DÜŞÜNCESİ
  • OSMANLI’NIN DİRİLİŞ KIVILCIMI-2014
  • OSMANLI’NIN ÇÖKÜŞÜ İLE MONDROS ANLAŞMASI
  • ANTALYA KÖRFEZİ DEPREMİ M=5,2
  • DOĞANBEY(Domatia)-Söke, AYDIN-2014
  • BODRUM DENİZATI, CEVAT ŞAKİR’İN YARATTIĞI PIRLANTA-2014
  • ISPARTA-KADILAR DEPREMİ 5,1





  • Tüm Hakları Saklıdır.